Milano, İtalya


Milano Rüyası Milano’yı tek bir sayfaya sığdırma niyetinde değilim, sayfalarca yazmanında anlatmaya yeteceği kanaatinde de değilim. Belli bir süre içerisinde hızlı, pratik, biraz koşturarak hem de sanatından, hem yaşamından, hem mimarisinden, politikasından, şehir düzeninden ve buna benzer bir sürü başlıktan tadını alarak bazende tadı damağimizda kalarak gezdiğimiz muhteşem şehirlerinden birisini belkide en çekicisini aktarmaya çalışacağım. Dünya modasına yön veren merkezlerden olan Milano’yu gezmeye başlayalım.

Milano; Malpensa Havaalanı’ndan şehir merkezi otobuslerle 1 saat kadar sürüyor ve havaalanından merkeze ulaşım ücreti 7,5 Eu. Ama daha hızlıolan treni tercih etmek isterseniz süre 30dak. Fakat ücret 11Eu. Milano merkez istasyonu oldukça büyük ve mermer kaplama görkemli bir bina doğu yününe giden tren ve hızlı trenler buradan hareket ediyorlar.

Her şehirde olduğu gibi kendimize bir başlangıç noktası bulmakla uğraşmıyoruz ve şehrin neresinde indiysek ilk araçtan gezimizde orda şehir yaşamına girmekle başlıyor. Başlangıç noktamız havaalanı otobüsünden indiğimiz merkez istasyon Stazione Centrale F.S. İstasyondan şehir planı bulmak mümkün eğer günübirlik gezecekseniz emanethaneye eşyalarınızı bırakabilirsiniz ilk 5 saati 4€ ve takip eden her saat 0,60€. Bu emanet tarifesi hemen hemen tüm Italya için geçerli. Biz istasyondan itibaren merkeze kadar yürümeyi tercih ettik rotamızın başlangıcı Plaza Duca D’aosta oldu ve sırasıyla Via Vittor Pisani bulvarı, Piaza Duella Republica meydanı, Via Manin, Via Alexandra Manzoni’yi takip ederek Plazza de la Scala meydanına çıktık. Scala’ya ulaştığınızda diğer caddelerden ve meydanlardan onu ayıran muhteşem yapıları görüyorsunuz. Şehir artık sizi etkilemeye başlıyor, başladı bile. Artık şehrin ihtişamı karşısında çaresizsiniz, kendinizi bırakmak zorundasınız.

Milano’nun eğlenceli sokaklarına. Bütün bunları düşünürken karşımıza ne çıktı?

Daha sonra içinin dış görkeminden daha etkileyici olduğunu göreceğimiz Teatro Alla Scala binası!. Tiyatro binasını gördüğümüz an nerde olduğumuzu niçin burda olduğumuzu zaten unutmuştuk işlemelerin güzelliğinden. 1778 de Pier Marini tarafından inşa edilen tiyatronun 2000 kişilik kapasitesi var. Leyla Gencer daha önce sahne almış bu tiyatroda ve şimdilerde opera ve bale gösterileri yapılıyor bu tarihi yapıda.

Plaza scala ve Milano Duomo’sını birbirine bağlayan rotada Galleri Vittoria Emanuel-II karşılar ve neden Milano dünyanın moda öncüsüdür bir güzel anlatır size. Galleri Vittoria da en önemli moda mağazaları, ünlü markaların en seçkinlerini görebilirsiniz. Bu cam tavanlı muhteşem binada o markalar kadar değerli; 1867 de inşa edilmiş bir alışveriş merkezinin tam ortasında yerdeki bir mozaikte o dönemde yeni birleşmiş olan Italya şehirlerinin sembolleri mevcut. Torino’yu temsil eden resimdeki boğanın yumurtaları uzerinden geçerken eğer dilek tutarsanız kabul olacağına inanır Italyanlar.

Eğer birşeyler içerek yorgunluk atmak istiyorsanız Barsi ve Zukka iyi seçeneklerden olabilir.
Galleri’den hemen çıktıktan sonra haritaya bakmanıza gerek yok Duomo meydanına giriyorsunuz ve dünyanın en büyük katedrallerinden olan Milano Duomo’sını görüyorsunuz. Gördüğünüz an uzunca bir süre bakıyorsunuz kıpırdamadan iyice inceleyerek, çünkü bu yapıyı başka biryerde görme şansınız yok. Eğer şanslıysanız çok vaktiniz olmalı bunu seyredecek, Duomo’nun yanında geçirdiğiniz her dakika başka bir güzelliğini fark etmenizi sağlayacak. Roma’daki San Petro ve Sevilla Katedrali’nden sonra dünyanın en büyük katedraller sıralamasında önlerde yerini almış.

Dış yüzü işlemeli mermer kaplı, içi tablolarla bezeli. Zerafeti, gözalıcığı belki de ancak hayatınızda aşık olduğunuzu kişiye duyduğunuz hayranlıkla kendisini seyretmenizi sağlayacak. 1386’da yapımına başlanan katedral 1805’te Napolyon tarafından tamamlanabilmiş. Apsisini çok sayıda heykel süslüyor. 152MX92m’lik boyuttaki dev katedralin içindeki 52 sütun yılın haftalarını sembolize ediyor. Sıradışı italyan işi tablolarla süslü gotik ve barok üslüpla inşa edilmiş binanın alt katında mezar ve hazine odalarını görmek mümkün. Katedrale giriş ücreti alınmıyor fakat mezar ve hazine odalarını görmek istiyorsanız 1Eu ödemek zorundasınız. Ayrıca bahçedeki güneş saati; Avrupa da ki güneş saalerinin en büyüğü.
Tren istasyonundan katedrale geldiğimiz yollar üzerinde moda, sanat, nostalji tramvayları, ilginç italyan mimarisiyle yapılmış apartmanlar, heykeller park alanları eskinin yanı sıra Milano’nun modern bir dünya şehri olduğunu anlatıyor bizlere. İhtişam ve varoşu bir arada en iyi barındıran ve bir bütün olarak sunan şehirlerden Milano. Hareketli yaşam tarzıyla, kalabalık meydanlarıyla, lezzettli menüler sunan leziz restorantlarıyla gönlünüzde taht kuracak. Ernest Hemingway’ın ”silahlara veda” kitabında deyindiği gibi eski ve yenisiyle yüzyıldır merkez olmuş bir şehirdir Milano.
Katedral meydanından ayrılabilirseniz bu seferki rotamız Castello Seforzesco yönü olacak. Via Dante’den(İsmini Italya tarihin en buyuk sairinden Dante Alighieri’den almiştir) devam ederseniz hem modern mağazaları hemde kalite standardı daha yüksek kafeteryaların olduğu alanlardan geçersiniz Piazza Cordusio meydanına ve ardından kaleye gitmek için. Eğer fotoğraf çekmeyi seviyorsanız işte bu rotaya bayılacaksınız. Ardından Castello Sforsezco çizgi film kalelerini andıran görkemli ve içindeki gücü henüz kaybetmemiş ürkütücülüğüyle şehir içerisinde ayrı havası olan bir yapı.

Aynı zamanda içerisinde birde sanat müzesi mevcut. Ilk olarak şehri yöneten Visconti Ailesi tarafından yapılmış, takip eden yıllarda çok kez restorasyon gören kale oldukça iyi durumda. Viskonti’lerden sonra Sforzan Ailesi yönetimi devralır ve kaleye bugünkü ronesans görünümünü verirler. Ardından bir dönem askeriyeye hizmet eden kale 19.yy sonlarından itibaren de müze olarak kullanılır. Kapladığı geniş alan bahçesinin ve yeşilliğinin carpıcı güzelliği ve eğlence parkının da bu alanda oluşu hafta sonları çocuklu ailelerin en çok tercih ettiği yer olmasını sağlıyor.

Aynı alan içerisinde Milano Arenası uzun zamandır tadilatta hemen yanıkınındaki arena gibi tadilatta olan diğer anıt ise şehrin taç kapısı. Kale ile İstasyon arasında kalan şehirdeki rotanızı tamamlayacağınız en önemli sanat serlerinden birini daha görmek için enerjiniz olmalı. Olmalı diyorum çünkü yogunluk buna değecek…
Santa Maria delle Grazie(Da Vinci’nin ciziminin bulundugu kilise) kilisesine giris ucretli ve yer bulmak bazi donemler cok zordur. Ayni anda max 15 kisi gezebiliyor. Çizim duvara yapildigi icin gorevliler korumak icin bu yola gitmişler. Santa Maria delle Grazie Kilisesi neden bu kadar önemli, çünkü içerisindeki tablolardan bir tanesi L.Da Vinci’ye ait ve bu son akşam yemeği tablosunu da yaptığı o dönemde Sforza ailesi yanında tam 24 sene çalışmıştır Da Vinci. Kilise Da Vinci yapısı olmuş olsada 1492’de Brameten kilisenin kubbesinde değişiklik yapmıştır. Sforza ailesi mensuplarından Dük Lodonlo’nun isteği üzerine yapılan son akşam yemeği tablosunu görmeden gitmeyin şehirden.
Bunun disinda La Scala’nin arkasinda kalan Brera bolumunde Pinacoteca -Resim galerisini gezmeniz tavsiyedir. Ayni zamanda Brera bolgesi karsilikli barlariyla guzel bir vakit geçirme noktasidir. Alisveris icin Vittorio Emmanuele caddesi ve bu caddedeki Rinascente alisveris merkezini(Duomo’nun yanibasinda), San Babila bölgesini, Via Torino caddesini,dunyanin metrekare fiyati en pahali sokaklarindan biri Via della Spiga’yi ve Buenos Aires caddesini mutlaka gezmelisiniz. Yemek yenilen yer olarak turistik yerlerin kalitesi cok iyi degildir,Le Colonne di San Lorenzo nun etrafindaki restaurantlar sizi tatmin edecektir.

2.Dünya Savaşı sırasında bina bombalanmış ve oldukça zarar görmüş ama zamanla yapılan restorasyonlarla kötü günlerden kalan izler yok edilmiş. Bir günlük Miano gezimize son nokytayı koymadan evvel zamanınız kaldıysa mutlaka sokak tatlıcılarından tatlı yemeyi ihmal etmeyin bizim zamanımız kalmamıştı. Bir sonraki durağımızı belirlemek için Stazione Centrale’ye dönüyoruz ve Ragional Tren tarifelerinde gözümüz bakalım bizi hangi şehirde neler bekliyor.

Not: Haftasonu sadece bir gece Milano’da kalarak bu geziyi yapabilirsiniz. Birçok Havayolu şirketinin direkt ve indirimli uçuşlarını kullanarak farklı bir hafta sonu yaşayabilir, sevdiklerinize bunu yaşatabilirsiniz.

Düzeltme ve eklemeler:ugur onal (uguronal87@gmail.com)25.06.2012 at 6:15 pm

http://www.gezikolik.com/tr/Hafta_Sonu_Gezisi/Italya/Milano/Milano_Ruyasi/e_13181.aspx
Profesyonel Turist Rehberi
Yavuz Aydın

Reklamlar

6 responses to “Milano, İtalya

  1. slm yavuz,
    bloğuna baktım. yapmayı düşündüğün site bu şekilde bir siteyse fena değil. ma üstteki başlıklar biraz fazla gibi geldi. yani hem foto hem video hem paylaşılan yazılar vs biraz seni ve okuyucuyu yoraabilir . sanırım kendin hakkında da birşeyler olacak. bence biraz daha sadeleştirme çalışması yapsan daha az yorucu ve tatminkar olabilir. sevgiler… alpan

    • Mesleki gezilerden ibaret yolculuklarim. Yazmak icin useniuorum yoksa daha cok sey yazmaliyim. Tesekkurler okuyup takip ettiginiz icin

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s