Bari; İtalya’nın güneyinde  Napoli’den sonra en büyük ikinci kenti.  Merkez nüfusu yaklaşık 320.000 kadar.  Ama  metropolitan alanı 1 milyonu geçmektedir.  Bari, İtalya’nın 20 komun bölgesinden biri olan Puglia bölgesinde bulunmaktadır.  Eski ve yeni şehir olarak ikiye ayrılmıştır. Ticari bir konuma sahip olan Bari yüzyıllar boyunca konumunu iyi değerlendirmiştir. Geleneksel sanayiler yanında makine ve dokuma sanayisi bakımdan önemli  zenginliğe sahiptir.

Tarihi geçmişine baktığımızda Romalılar, Lombardlar, Bizans, Araplar’ın(Abbasiler) yanı sıra 11.yy.’da özgür bir şehir devlet olmuştur.  19.yy.’in başında ise komşularının kaderini paylaşıp Napolyon güçlerine teslim olmuştur.
Şehirde gezilecek görülecek yerlerin başında  Teatro Margarita (tiyatro) geliyor. Görkemli bordo renkli binası deniz kenarında balık pazarının hemen arkasında yer alıyor. 18.yy.’dan kalma Margarita Tiyatro’sunun yenilenmiş yapısı  halen eski görkemli günlerinde ki gibi konuklarını ağırlamaya devam ediyor. Tiyatro binası Floransa devlet arşivlerinde yapılan bir çalışmaya göre 1756 yılından sonra tiyatroyla beraber adından en çok söz ettiren kişi  Dr.Vittorio Brandi olmuştur, kendisi aynı zamanda bando ve müzik direktörlüğü yapmıştır. Brandi’ye göre burası müzik ve tiyatro tutkulu birer aşık’tır. Tiyatro eserlerini finanse edilmek üzere zamanında vatandaşlar tarafından kurulmuş bir şirket mevcuttur. Faşizm döneminde ulusal faşit partisi tarafından çalışma ofisi olarak kullanılmıştır. Bu zamanlarda 70-80’li yılarda bina çürümeye başlamıştır  sonrasın da bir sinema olarak kullanılmaya başlamıştır.

Deniz kenarından yürümek isteyenler için oldukça düzenli yeni yapılmış kaldırımlar, çok temiz olmasa da berrak sularıyla, kano yapanların yanı sıra küçük teknesiyle açılanlar ve rengarenk balıkçı teknelerini izleyerek Teatro Margarita’nın hemen arkasından eski limana kadar yürümek mümkün ve çok keyifli. Gün içerisinde oldukça sıcak olan Bari’de deniz kenarında yürüyüş yapmak isteyenlere tavsiyem akşam yürümeleri.  Eğer deniz kenarı değil de hemen tiyatronun yanından başlayan  Cavour Caddesi’ni takip ederseniz daha modern dükkanların olduğu cadde de yeni marka mağazaları sevenler için uzun bir yürüyüş caddesi trafiğe paralel yürüyorsunuz ama kaldırımlar yeterince geniş ve ağaçların gölgesinde serin bir alışveriş yürüyüşü yapabilirsiniz. Aynı caddeye bir üst paralelde ise Via Sparano di Bari dünya markalarının bir arada toplandığı diğer ana cadde aynı zamanda merkez parkın da içinden geçiyor. Caddenin diğer ucu ise bari tren istasyonuna çok yakın. Bazı devlet yapılarının da bulunduğu bu ana cadde Bari’nin kalbinin de attığı yer.

Diğer yandan Lungomare Nazario Sauro liman caddesi ve  Porto Vecchio’(Eski liman) nun yanı başında  ise Lungomare İmperatore Augusto caddesi diğer uzun liman caddesidir.  Porto Nuovo(Yeni liman)’nun iki yanında yer alan  Porto Vecchio ve Porto Senatore A.de Tullio Limanını birbirine bağlayan bölümde ise eski Bari şehri yer alıyor. Bu 3 liman Bari Ticaret Limanlarını oluşturuyorlar.  Bari limanı, İtalya’nın Güneydoğusunda bulunuyor ve konumundan dolayı  İtalya’nın Ortadoğu ve Balkan Yarımadası’na açılan kapısı. Adriyatik Denizinin en büyük limanı aynı zamanda sadece Cruise gemilerle her yıl 2 milyona yakın turist ziyaret ediyor.

Bunlara paralel eski şehir içerisinde gezilip görülecek diğer yapılar arasında; Teatro Petruzzelli, Palazzo Municipale(Belediye Sarayı), Teatro Piccinni, Palazzo de Governo(Hükümet Konağı), Colonna della Giustizia(Adalet Sütunu), Cattedrale di S.Sabino(Katedral), S.Gregorio,   Museo Diocesano, S.Marco Kilisesi yer almakta.

Eski merkez çoğunlukla araçların giremediği kadar dar sokaklardan oluşuyor. Özellikle günübirlik turistlerin en çok uğrak noktası içinde San Nikolas’ın mezarının da olduğu San Nikolas Bazilikası. Bari’li denizciler 1087 senesinde S.Nikolas’ın(Noel Baba ve Rusya’nın patron azizi) Antalya Demre(Antik Myra kenti) ilçesindeki mezarını kırarak kemiklerini çalmışlardır. Çalınan kemiklerinden  geriye kalan kafa tasının bir bölümü ve çene kemiğinden oluşan iki parça da bugün Antalya Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. Zamanında Barili denizciler sıhhat bulmak için birçok ziyaretçiyi kendine çeken Aziz Nikolas’ın Myra’daki mezarını çalmalarının sebebi ziyaretçilerin bıraktığı müthiş gelir kaynağından yaralanmak olmuştur. Basilica di San Nikola İçerisinde  Antalya-Demre’li Aziz Nikolas’ın mezarının da olduğu (Mezar alt kattadır) bazilikaya giriş ücreti alınmıyor.

Castello Normanno Svevo(Kale) yer almakta. İlk olarak 12.yy.’da inşa edilen Svevo  Kalesi bugün bir müze sabah 8:30’dan akşam 19:30’ a kadar açık giriş ücreti 3€ ama 18-25 yaşları arasındaysanız sadece 1,5€, 18 yaş altı, 65 yaş üstü ve engelli misafirlerden  ücret alınmıyor.

Oldukça keyifli sokaklara sahip Bari de İtalyan usulü makarnalar ve pizzaları her yerde tatmak mümkün. Dışarda sakin ve trafiksiz bir caddede yemek yemeyi seviyorsanız eğer tamamı akşam saatlerinde açılan restoranlarla dolu olan Via  Re Manfredi Caddesi’ni  tercih edebilirsiniz. Taze balıklar ve Bari mutfağı… Denemeye değer mezeler. Afiyet olsun.  Orecchiette denilen kulak şeklinde ki  makarna ve Beypazarı kurusuna benzeyen Taralli yine Bari’ye özgü tatların başında gelir.

Bari’yi eğer bir engeliniz yoksa bisikletle gezmenizi tavsiye ediyorum. Sadece 10€ karşılığında birçok yerde rastlayabileceğiniz kiralık bisikletlerle gezmek hem hızlı hem de araçla giremediğiniz sokakların hepsine bisikletinizle rahatlıkla girebiliyorsunuz.

Alberobello, Eski şehre sadece 60 km uzaklıkta olan ve Unesco tarafından dünya kültür miras listesine alınmış, kireç taşından yapılan koni evler görülmeye değer.

Yavuz Aydın

25.06.2012 Bari-İtalya

Reklamlar