Bozcaada


Güneş kavurucu bir sıcağı haber verirken, Odunluk İskelesinde demli bir çayla kahvaltınızı yapıyorsunuz. Karşınızda kıraç bir ada. Çevrenizde iskele, araba kuyruğu ve feribotu bekleyen insanların dışında bir şey yok. Bütün bir geceyi yolda geçirmenin yorgunluğu, bütün bunlarla birleşince, içinize kurt düşürebilir. Acaba güzel bir kaç gün geçirmek için teptiğiniz yol, bunca sıkıntıya değecek mi?

Saatler 10:00’a doğru ilerlerken yavaş yavaş bir hareketlenme başlıyor. Umursamaz tutumlarından birden sıyrılan insanların bir kısmı arabalarına, bir kısmı da feribota koşturmaya başlıyor ve yolculuk başlıyor. Daha önce adaya gelenler, feribotun çeşitli yerlerinde vakit geçirmeye çalışırken, ilk defa gelenlerin gözleri sürekli adayı izliyor. Okumaya devam et “Bozcaada”

Rio de Janeiro, Brezilya


15 milyonluk dev metropolde dolu dolu iki gün, Yemekleriyle, sokaklarıyla, plajı ve mate kültürüyle karşınızda  Rio de Janeiro. Rio de Janeiro ismi Portekizce’de Ocak Nehri anlamına gelmektedir. Brezilya’nın 15 milyon nufusuyla en kalabalık ikinci şehri olarak tanınırken aynı zamanda en eğlenceli sehirlerden biri olarak da ün kazanmıştır. En kalabalık şehir olan São Paulo 20 milyon nüfusa sahip ama Rio ile karşılaştırdığımızda hayli sönük kalıyor. Rio’ya yaptıgımız gezi icin arkadaslarım ve ben sadece iki gün ayırabildik.

Okumaya devam et “Rio de Janeiro, Brezilya”

Kapadokya Katpatuka


Kapadokya

Kapadokya, kar altında görülmeye değer! Kış aylarında vadi manzaraları, peri bacaları görüntüsü daha güzel olsa da yaşam zordur Kapadokya’da. Ama güzellikler yaşamak istiyorsak zorluklara katlanmak zorundayız… Kapadokya’da aralık ayından mart ayına kadar kar olabilir . Bu sene Şubat ortalarında kar peribacalarını kapladı ve hala lapa lapa yağmaya devam ediyor. Dünyanın başka bir yerinde daha güzel bir yer var mıdır karla kaplı Kapadokya kadar bilemiyorum… Sanki bembeyaz bir örtü tüm vadileri kaplamış. Yaz aylarında gördüğümüz o rengarenk bazalt, andezit, tüf, ingimbirit renk armonisi şimdi bembeyaz. Sadece bacaların boyun kısmındaki kül kalıntısı, ‘tüf’ün sarı rengi belli oluyor biraz, o kadar. Zaten sakin bir havası olan bu vadiler, şimdi sanki hiç el değmemiş gibi, sanki ilk keşfeden bizmişiz gibi görünüyor. Okumaya devam et “Kapadokya Katpatuka”

Masai Mara Safari, Kenya


Karibu Kenya

Ülkenin en önemli kenti Nairobi, oldukça büyük ve dağınık bir yerleşime sahip yüksek katlı binaların olduğu başkent Nairobi üç milyondan fazla nüfusa sahip. 15.yy’da sömürülmeye başlayan Kenya toprakları Portekiz,Almayna ve İngiltere tarafından uzun yıllar sömürülmüş. Ülkenin en önemli ikinci şehri ise uzun yıllar Portekiz sömürgesinde kalmış Hint Okyanusu kenarındaki daha çok müslümanların yaşadığı bir liman kenti olan Mombasa. Ülke içerisinde karayolu ağı mevcut, sadece ana yollar asfalt olsada gidiş ve dönüş tek şeritten ibaret. Tren, sömürge yıllarından kalmış haftanın üç günü Nairobi-Mombasa arasında çalışıyor. Gece yolculuk yapmak hem tehlikeli hemde çoğu yerde yasak. Büyük şehirlerde polis ve asker dışında çok sayıda özel güvenlik personeli görev yapıyor. Zenginlerin yaşadığı bazı evlerde yada işyeri çevrelerinde gece devreye giren elektrik telleri görmek mümkün. Bütün bu alışık olmadığımız durumlara rağmen Nairobi ve Kenya toprakları gezilip görülmeye değer cennetin farklı bir bahçesi gibi.


Okumaya devam et “Masai Mara Safari, Kenya”

Milano, İtalya


Milano Rüyası Milano’yı tek bir sayfaya sığdırma niyetinde değilim, sayfalarca yazmanında anlatmaya yeteceği kanaatinde de değilim. Belli bir süre içerisinde hızlı, pratik, biraz koşturarak hem de sanatından, hem yaşamından, hem mimarisinden, politikasından, şehir düzeninden ve buna benzer bir sürü başlıktan tadını alarak bazende tadı damağimizda kalarak gezdiğimiz muhteşem şehirlerinden birisini belkide en çekicisini aktarmaya çalışacağım. Dünya modasına yön veren merkezlerden olan Milano’yu gezmeye başlayalım.

Milano; Malpensa Havaalanı’ndan şehir merkezi otobuslerle 1 saat kadar sürüyor ve havaalanından merkeze ulaşım ücreti 7,5 Eu. Ama daha hızlıolan treni tercih etmek isterseniz süre 30dak. Fakat ücret 11Eu. Milano merkez istasyonu oldukça büyük ve mermer kaplama görkemli bir bina doğu yününe giden tren ve hızlı trenler buradan hareket ediyorlar. Okumaya devam et “Milano, İtalya”

Gelibolu, Çanakkale


Çanakkale Geçilmez

İstanbul‘dan yaklaşık 400km uzakta olan Çanakkale Asya ile Avrupa kıtasını birbirine bağlayan 2. şehrimiz ve oldukça önemli bir yer tutmuş geçmişten günümüze. İstanbul’dan karayolu ya da havayolu seçenekleriyle ulaşabilirsiniz. Edremit (Anadolu) yada Çorlu (Avrupa) tarafındaki havaalanlarına Ankara‘dan da ulaşmak mümkün, özel havayolları dönemsel olarak birçok sefer düzenlemekte. Ama en çok tercih edilen alternatif karayoludur. İstanbul’dan yola çıktıktan sonra Silivri, sonrasında Marmara Ereğlisi ve ardından Tekirdağ şehir merkezini görerek vereceğiniz meşhur köfte molası sonrası Malkara, yönünü takip etmeniz ve Gelibolu- Çanakkale sapağına girmeniz gerekiyor. Toplam yolculuğunuz yaklaşık 5 saat kadar sürecektir. Okumaya devam et “Gelibolu, Çanakkale”

Madrid, İspanya


Madrid’i yaşamak

İstanbul’a hoşçakal dememizin ardından dört buçuk saat geçmişti ve biz Madrid semalarındaydık. Şehir tüm güzelliğiyle gözlerimizin önündeydi. Bir kaç saat sonra kentin sokakları arasındaki kalabalığın arasına karışacak ve bu muhteşem kentin tadını çıkaracaktık. Çünkü kimi şehirlerin sihirli bir havası vardır. Sizi içine alır ve bu büyülü ortamda keyifli zaman geçirmenizi sağlar. Siz sadece kente kendinizi bırakın…
Bir kaç bin yıllık bir kent Madrid. İçinde Mağribiler’in de Romalılar’ın da izlerine rastlanıyor. Franco rejiminin yaralarını da sarıyorlar, büyük aşkları da yaşıyorlar… Madrid tam bir renk cümbüşü ve en çok Kırmızı seviyorlar. Çünkü bellerine taktıkları kırmızı kuşak cesaretin ve arzunun rengi… Okumaya devam et “Madrid, İspanya”

Havana, Küba


Küba; kaderini kendi yazan bir ülke… Özgürlüğü için kanının son damlasına kadar savaşan ve bu savaştan zaferle çıkan bu küçük ülke gerçekten görülmeye değer!
Küba

Air France Havayolları’yla, İstanbul’dan Paris’e uçuşumuz yaklaşık 3,5 saat sürdü. Paris Charles de Gaule Havaalanı’nda 2 saat kadar bekleme süremiz vardı. Yolculuğumuzun yaklaşık 15,5 saat süreceğini düşündüğünüzde, 2 saat bekleme süresi aslında hiç de uzun değildi. Zaten o süre, alışveriş, havaalanı keşfi, dinlenmek derken çabucak geçiveriyor. Paris’ten ikinici uçağımıza bindikten sonra kaptan pilotumuz yolculuk süremizin yaklaşık 10,5 saat olduğunu açıkladı. Yolculuk süresi uzun olunca, uçakta ona paralel olarak büyük oluyor. Konforu muhteşem olmasa da 10,5 saati geçirmek için oyalanacak, meşgul olunacak birkaç alternatif vardı. Okumaya devam et “Havana, Küba”

Sevilla, Endülüs


Sevilla, geçmişten günümüze taşıdığı kültürel mirasının yanı sıra, efsanevi Flamenko dansı ve gece hayatıyla da görülmeye değer bir şehir!
Sevilla

İberlerin başlattığı yerleşim sırasıyla Fenikeliler, Yunanlılar, MÖ 3.yy.’da Kartacalılar, Romalılar, Vandallar, Vizigotlar’dan sonra 711’den itibaren 1492’ye kadar da Müslüman Araplar’ın hâkimiyetinde kalmış. Bugün, İspanya’daki 17 otonom bölgeden biri olan ve Andalucia’nın başkenti olan Sevilla, çevresindeki banliyölerle 1,5 milyondan fazla nüfusa sahip. Bu zengin şehirde güneş enerjisi kullanımı oldukça yaygın, küçük sanayi, tarım, zeytincilik, Guadalquivir Vadisi’nde şarap üretimi, gemi yapımı, jüt üretimi, cıva, askeri malzeme üretiminin yanı sıra seramik ve çinicilik de ekonomiye destek
veren diğer faktörlerden bazıları. Okumaya devam et “Sevilla, Endülüs”

Şeb-i Arus, Konya


Her yıl “Şeb-i Aruz”da yüzlerce insanı sevginin kaynağına çağıran Mevlana ve onunla özdeşleşen şehri Konya… Tarihi ve mistik havasıyla Türkiye’nin en görülmeye değer yerlerinden biri…
Konya

“Gel, gel, ne olursan ol gel” çağrısıyla bütün dünyayı kendine çağırmaya devam eden tarihin başkenti Konya, aslında Selçuklu Beyi 2. Alâeddin Keykubat’ın seçimiymiş. Büyüklük olarak Türkiye’nin 6. ili olmasının yanı sıra, her yıl iki milyon olan nüfusundan daha fazla ziyaretçi ağırlıyor olması Konya’nın kültürel açıdan da ne kadar zengin olduğunu ortaya koyuyor. Konya, Selçuklulardan ve Osmanlılardan kalma antik eserlerin de bulunduğu, burada hüküm sürmüş medeniyetlerin bıraktığı miraslarının yanı sıra, camileri, medreseleri ve türbeleriyle de ziyaretçilerine kültürel bir şölen
yaşatmaya devam ediyor.  Okumaya devam et “Şeb-i Arus, Konya”