Venedik


Masal Kahramanları’nın Kenti: Venedik

Gezmeyi seven herkesin mutlaka görmek istediği yerlerden birindeyim, göreceklerimin heyecanıyla bindiğim tekne ilerlerken bir yandan da coğrafyayı algılamaya çalışıyorum. Kazıklarla belirlenen güzergahımızda ilerlerken önümüze bir çok alternatif çıkıyor, hangisini seçeceğimizi tahmin etmeye çalışıyorum, bu durum giderek bir oyun haline geliyor. Fotoğraflardan tanıdığım yapıları görene dek devam ediyorum bu oyuna, sonra onlara bakarak Venedik’in neresinde olduğumuzu algılamaya çalışıyorum. Saat Kulesi, Dükler Sarayı, Aziz Marko Kilisesi derken kıyıya yanaşıyoruz.

Bozcaada


Güneş kavurucu bir sıcağı haber verirken, Odunluk İskelesinde demli bir çayla kahvaltınızı yapıyorsunuz. Karşınızda kıraç bir ada. Çevrenizde iskele, araba kuyruğu ve feribotu bekleyen insanların dışında bir şey yok. Bütün bir geceyi yolda geçirmenin yorgunluğu, bütün bunlarla birleşince, içinize kurt düşürebilir. Acaba güzel bir kaç gün geçirmek için teptiğiniz yol, bunca sıkıntıya değecek mi?

Saatler 10:00’a doğru ilerlerken yavaş yavaş bir hareketlenme başlıyor. Umursamaz tutumlarından birden sıyrılan insanların bir kısmı arabalarına, bir kısmı da feribota koşturmaya başlıyor ve yolculuk başlıyor. Daha önce adaya gelenler, feribotun çeşitli yerlerinde vakit geçirmeye çalışırken, ilk defa gelenlerin gözleri sürekli adayı izliyor. Okumaya devam et “Bozcaada”